19 Ekim 2015 Pazartesi

iyi ki vardın, sen sev beni - çiftetelli-

yoksan den beğilim

koçaklamalar işitti bu kulaklar

kağıttan adamlar öldürdü bu el.
intihar etti bu boyun çoktan
bu kalp başkasınındı yaşamadan
ölüydü bu gözler daha doğmadan
istemsizdi haykırışlarım, tecavüzdü.

bu beden, bu vücut karanlıkta

benim mi?, emin olamıyorum.
bu göğüs kafesi benim mi içeri göçük hafif
bu kısmi cılız kollar benim mi bu kasıklar
benim sikim mi bu elimde tuttuğum?
bu ayaklar benim mi yaslı radyatöre,
bu kıllar, bu ter, bu pislik, bu kan, bu döl 
benim mi ağzımdaki salya?

tükürsem sana duyar mısın

boşalsam kalbine yutar mısın
kanasam ağzına koklar mısın çaresizliğimi
peki ya ölsem bir gün ilerde, ağlar mısın
söyle ağlar mısın?

11 Ekim 2015 Pazar

Lambaya Püf De

Bir adamı sevmek için siyasi kimliğine tabi mi olmak gerekir?


Bir adamın duruşunu sevemez mi insan?


Bir adamdan anlattıklarından fazlasını öğrenemez mi?


Ve bir adamın ölümüyle başlayan bir şey ne kadar iyi bitebilir?



Biz bir değiliz; çünkü hep bir başkasıyız birilerine.



Ve Perde Donuydu Don Kişodun


Yaradana haykırdım

Dilim sürçtü kalkındım

Aman meteor, aman martılar, aman simit kuşları

yoksa sizler de mi sarhoşsunuz?

Yavşaklık kuyusu taştı alo nayn van van

çabuk kadıköy mevkine rakı getirin
burda acilen içirilmesi gereken bi adam var.

doğuştan işçi değil arkadaşım, doğuştan muhalefet bakın anlamıyorsunuz

ben vejeteryan değilim, aksine ot yemeği çok severim.

ama artık bu kadarı da yüzsüzlük e o kadar insan ölmüş orada

bu bu bu yapılmaz bu bu bu yapılamaz

yahu bak allahım!


demek ki neymiş yüzsüzlük: yüz yoksunluğu değil; yüz çoksunluğuymuş!